• E-DERGİ
  • HAKKIMIZDA
  • KÜNYE
  • KANAL DENTAL
  • SİTENE EKLE
  • RSS
  • ARŞİV
  • İLETİŞİM
  • YENİ ÜYELİK
  • ÜYE GİRİŞİ

Dental Gazete | Yazarlar

Fakültelerle sanayii işbirliği nasıl olmalı?

18 Temmuz 2014, 02:55

Bilim ile teknoloji birbirine dayalı çok kuvvetli bir ilişki içindedir. Bilim ile teknoloji arasındaki bu karşılıklı bağımlılık yüzyıllardır süregelmiş ve günümüzde de çok büyük boyutlara ulaşmıştır.

Teknolojinin ilerlemesi bilime bağlı olduğu gibi, bilimin ilerlemesi de teknolojinin gelişmesine bağlıdır.
Antik Yunanistan’da “bilgiden gelen zanaat” olarak adlandırılan teknoloji günümüzde, bilimsel araştırmalardan elde edilen somut ve yararlı sonuçları ve bunlara ilişkin araç, yöntem ve süreçlerin bütününü ifade eden bir anlam kazanmıştır.
Bir başka yönden bakıldığında teknoloji, insanın üretim çabasında bulunurken kullandığı üretim yöntemleri ve tekniklerinin bütünü olarak adlandırılabilir. Teknoloji uygulanmasının  sonucu ise teknolojik üretimdir.
Burada birkaç konuya dikkat çekerek Diş Hekimliği Fakültelerinin endüstri ile nasıl işbirliği yapabileceğine, Bu anlamda akademisyen ve imalatçıya düşen vazifelere değinmenin  daha doğru olacağı kanaatindeyim;
Bilinmelidir ki, teknolojiyi kullanmak teknolojiyi üretmek anlamına gelmez. Bu bağlamda daha anlaşılır olması açısından somut örnekler verecek olursam;   cep telefonu, bilgisayar, televizyon gibi aletleri kullanan bir kimse, farkında olmadan yüzlerce teknoloji kullanmaktadır. Ancak bunları kullanan biri  onlarca teknolojiyi harekete geçirmekle birlikte bunların hiçbiri teknoloji üretimi  sayılmamaktadır. Pastayı yemekle pasta yapmak arasındaki büyük fark, teknolojiyi kullanmak ve teknoloji üretmek arasında ki farka benzer.
Diğer unutulmaması gereken husus da,  Yüksek teknoloji ürünlerini üreten bir yer, hiçbir teknoloji üretmiyor olabilir. Yani yapılanlar incelendiğinde teknoloji üretiminin nadir, o teknolojiye dayalı ürünlerin üretimi ise çok daha yaygın olduğu gerçeğidir.
Burada, teknoloji üretimi ve innovation farkını ayırt etmek gereklidir. Innovation, çok küçük teknoloji üretimidir. Ana teknoloji değişmemekte, yalnızca iyileştirme yapılmaktadır. Örneğin Pasta  yapım örneğinde un, şeker, su vs’ nin karıştırılıp yoğrularak fırında pişirilmesi bir teknolojidir. Bu pastanın fırında tam olarak olup olmadığını gösteren bir katalizörü fırında kullanmak yani Pastayı fırında pişirirken göz kararı ile pişirmek yerine bir katalizörle fırını kontrol edip tam pişmiş pastalar elde etmek bir innovation‘dur. Dolayısıyla teknolojik üretimin iki kaynağı vardır: Birincisi bilimsel araştırmalar olup, temel araştırmalar yoluyla maddenin sırlarını keşfetmek, onu şekillendirmek, kontrol edebilecek yeni teknolojiler üretmektir. İkinci yol ise sürekli innovation yoludur. Mevcut bir teknoloji üzerinde sürekli olarak iyileştirmeler yapıldıkça, bir süre sonra ilk teknolojiden çok farklı yerlere gelinmiş olur. Yani teknoloji değişmiş olur. Sonuçta yeni bir teknoloji üretilmiş olur. Japonların sürekli iyileştirme felsefesi işte bu yolla teknoloji üretmektedir.
Teknolojik Üretim kişisel gereksinimlerin karşılanması için yapılabileceği gibi başka insanların gereksinimlerini karşılamak amacıyla da yapılabilir. Kullanılan teknolojinin düzeyi ne olursa olsun ihtiyaç fazlası üretim yapılması veya başka bir deyimle pazar için üretim yapılması olayı sanayi (endüstri) olarak adlandırılır. Sanayi, ekonomi bilimi açısından, “ham madde veya ara maddelerden teknoloji uygulamasıyla uygun malların üretilmesine ilişkin faaliyetlerin toplam”ı olarak tanımlanabilir.
Bugün ülkemizde oldukça yaygın bir medikal sanayii vardır. Ama teknoloji üretimi söz konusu değildir. Bazı innovation’lar vardır, ama o da bir teknoloji üretimine yol açabilecek süreklilikte değildir. Bu durumumuzu bilip, değerlendirmelerimizi ona göre yapmalıyız.
Bu açıdan bakıldığında bilim adamlarına, üniversitelere büyük görevler düşmektedir. Üniversiteler bugün artık hedeflerini büyütmeye çalışmaktadırlar. Sadece öğretim yapmaya çalışan kurumlar olmaktan çıkmış, teknoloji alanında da büyük katkılar sağlamaktadırlar. Ancak, şurası göz ardı edilmemelidir ki,  üniversitelerin görevi teknoloji üretiminden çok, onun dayanacağı bilimsel araştırmaları yapmak ve/veya üretilmekte bulunan bilimsel bilgilere erişilerek teknoloji üretimi yapacak kuruluşların hizmetine sunabilmektir.

Çağımızda yalnız medikal alanda değil, tüm alanlarda hatta sosyal ve kültürel alanlarda teknoloji üretiliyor. Çeşitli alanlarda teknoloji üretimi bugün hem refahın hem çağdaşlığın ölçütü sayılıyor. Bu açıdan toplumumuz ve özelde sanayilerimiz çok gerilerde geliyor.

Diş Hekimliği Bilimiyle uğraşan bilim adamları olarak bizlerde bu kalkınma mücadelesinde sorumluluğumuzun farkında olarak Türk diş hekimliği teknolojisi üretiminde aktif roller üstlenmeliyiz. Artık bilimimizde ihtiyaç duyulan malzemeleri ithal ettirerek kullanan bireyler değil, onları imal eden sanayicimize gerek innovationlarla gerekse yeni teknolojik üretimi yapacak bilgi aktarımıyla destek vermeliyiz.

Dental Gazete
 Dental Gazete internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Dental Gazete Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
HAFTANIN HABERLERİ
TIP  BAYRAMINDA % 25 İNDİRİM Sektör 2017’ye güçlü giriyor, hedef 1 milyar dolar: DİŞSİAD ile TDB arasında Prof.Dr. Mutlu Özcan’ın başarıları kendisine TÜBA adaylığı getirdi
 
E-POSTA LİSTESİ
 
      DİŞ HEKİMLİĞİNDE TÜRKİYE'NİN SESİ

www.dentalgazete.com’da yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Dental Gazete adına Dentha San. Tic. Ltd. Şti’ye aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Adres : Cennet Mah. Hürriyet Cad. Huzur Apt. No: 7 Kat: 1 D: 2 P.K.: 34290 Küçükçekmece/İstanbul
Tel : 0212 424 43 43
Faks : 0212 425 71 84