• E-DERGİ
  • HAKKIMIZDA
  • KÜNYE
  • KANAL DENTAL
  • SİTENE EKLE
  • RSS
  • ARŞİV
  • İLETİŞİM
  • YENİ ÜYELİK
  • ÜYE GİRİŞİ

Dental Gazete | Yazarlar

Gelecek kuşakların şimdiden öğrenmesi gerekli olan Temel Yaşam Desteği ( TYD) dir

18 Temmuz 2014, 02:52

Bildiğiniz gibi Kardiyopulmoner arrest insanoğlunun ortak ve tek ölüm yoludur. Hastalıkların tarihi insan ırkının başlangıç dönemleri kadar eskiye uzanır ve ölümün geri döndürülebilirliği kavramı mitolojide kendine önemli bir yer edinmiştir.

Sevgili Dişhekimleri

Değerli Meslektaşlarım.

Bildiğiniz gibi  Kardiyopulmoner arrest insanoğlunun ortak ve tek ölüm yoludur. Hastalıkların tarihi insan ırkının başlangıç dönemleri kadar eskiye uzanır ve ölümün geri döndürülebilirliği kavramı mitolojide kendine önemli bir yer edinmiştir. Örneğin Eski Ahitte İlya’nın solunumu durmuş bir çocuğu başarı ile resusite etmesinden (“… üzerine eğildi ve çocuğun içine üç defa hava üfledi”) bahsediliyor
Modern tıp biliminin belkide en inanılmaz mucizelerinden biri duran kalp ve akciğerlerin yeniden canlandırılabilir oluşudur. Üstelik bu mucizenin en olağanüstü tarafı ise bunun herhangi bir yerde herhangi bir zamanda ve yeterli eğitimi almış herhangi bir kişi tarafından sadece ellerimiz, akciğerlerimiz ve beynimizle yapılabilir olmasıdır. Kardiopulmoner canlandırma (CPR) adını verdiğimiz bu uygulama; hava yolu açıklığının sağlanması, suni solunum ile solunum, kalp masajı ile dolaşımın desteklenmesi anlamını taşır ve temel yaşam desteğinin (TYD) esasını oluşturur.
Kaza ve tabi afetler randevu ile gelmezler; ancak sonradan sarılması imkansız yaraları ve telafisi mümkün olmayan sonuçlarını, Tanrı’nın insana en büyük ihsanı olan akıl ile en aza indirmek mümkündür. Akıl bize ilmin ve bilimin yolundan ayrılmadan, bilinçle tedbir almayı basiretli bir şekilde kuralları ödünsüz olarak tadbik etmeyi emrederken; bizler inatla fay hatlarına, heyelan bölgelerine yerleşiyor,üstelik ilim ve bilimi inkar edercesine çürük konutlar,sanayi tesisleri kuruyor, görülür iş ve trafik kazalarını bilinçsizce davet ediyorsak biz bu insanları bile bile kurban ediyoruz demektir.
Üstüne üstlük, kaza ve tabi afetle gelen felaket sonrası kurtarma için özel araç-gereç, donanım ve eğitimimizde yok ise; hasta, yaralı ve felaketzedeyi ikinci bir defa daha kurban ediyoruz demektir.
Hastanın , yaralının, kaza veya felakete uğrayanın ölümden kurtulması, sakat kalmasının önlenmesi için;
-Kullanılan araç-gereç ile donanımının yaygınlığı, standartları ve müdahale süratinin yanısıra bu konuda görevli personelin eğitimi arasında direkt bir ilişki vardır.
Bunun yanısıra bütün dünya istatistikleri bilinçli, kaliteli ve süratli, doğru müdahale ile sağlanan acil hizmetlerde, ölümlerin en az % 20 oranında azaldığını göstermektedir.
Sağlık ekibinin etkin bir üyesi olan doktorlar ve hemşireler; bireysel, kurumsal ve toplumsal olarak kaza ya da afetlere karşı hazır olma sorumluluğunu taşırlar.
17 Ağustos Marmara-Gölcük ve 12 Kasım Düzce depremlerinden sonra kendimizi değerlendirdiğimizde acilen giderilmesi gereken bazı ciddi eksiklerimiz olduğunu gözledik.
En önemli ve en kolay giderilebilecek, giderildiğinde ise çok büyük yarar sağlayacak eksiğimizin ise; insanlara temel yaşam desteği sağlamaya yönelik ilk yardım eğitimi olduğunu anladık.
Deprem felaketlerinde enkaz altından en fazla kurtarmayı halkın bizzat kendisi yapmış ancak yaralıların büyük bir kısmı ilk yardım bilgisinin yetersizliği nedeniyle kaybedilmiştir. Bu bilgisizlik ve yetersizliğin belli oranda sağlık personeli içinde geçerli   olduğu gerçeği göz ardı edilemez.
İnsanların neden olduğu felaketlerde vardır. Her yıl trafik kazalarında depremde kaybettiğimizden daha fazla insanımızı kurban veriyoruz. Her yıl gizli bir deprem yaşıyoruz.
Yine kanserlerden ölümleri bir kenara koyacak olursak en sık ölüm nedeni kardiovasküler hastalıklardır. Kardiovasküler hastalıklar arasında ise en sık ölüm nedeni myokard enfarküsüdür Miyokard enfarktüsünde ölümler erken dönemde olmaktadır ve ölüm myokarddaki ağır hasara değil tedavi edilebilir ritm bozukluklarına bağlıdır.
Ani ölüm nedenlerine baktığımızda ( kalp krizleri, elektrik çarpmaları, boğulmalar, ilaç toksikasyonları, duman ve zehirli gaz toksikasyonları, ağır allerjik reaksiyonlar, travmalar, inmeler vb.) sebeb ne olursa olsun yapılması gereken ilk ve tek unsur zamanında ve düzgün yapılan bir Temel Yaşam Desteğidir.
Kalp ve solunumun durduğu ani ölüm nedenlerinde % 80 gibi çok yüksek bir oranda kalp önce bir elektrik fırtınası (ventriküler fibrilasyon)yaşamaktadır. Bu dönemde kalp kasılıp gevşememekte sonuç olarak beyin gibi hayati organların oksijen ihtiyacı karşılanamamaktadır. Eğer bu dönemde hastaya elektrik şoku verilirse kalp bu fırtınadan çıkıp normal ritmine dönebilmektedir. Ancak bu uygulama dakikalar içerisinde yapılmaz ise kalp elektrik fırtınasından nihai ölüme doğru hızla gider.  TYD, hastaların elektrik fırtınası döneminde kalmasını sağlayan yegane unsurdur. Ayrıca beyin gibi oksijene son derece duyarlı hayati organların 5 dakikadan sonra canlı kalabilmesi ancak TYD ile mümkün olabilmektedir.
Bu kadar önemli olan, hayatla ölüm arasındaki çizgide son şansımız olan TYD becerimiz acaba ne durumdadır?
Yapılan bir çalışmada hastane personelinden % 78’inin temel yeniden canlandırma uygulamalarında yeterliliklerine güvendiklerini söyledikleri, ancak bunlardan sadece %2.9’unun doğru bir gösteri sunabildiği rapor edilmiştir. Büyük bir kısmının kardio pulmoner canlandırma uygulamalarını dikkat çekecek kadar kötü uyguladığı bildirilmiştir. Sanılan ve gerçek arasındaki bu büyük kopukluk,   profesyonel insanların ek eğitim almaları gerektiğinin farkında olmadıkları yada olayın önemini kavrayamadıkları anlamına gelmektedir. Bu konuda eğitim alanların uygulama becerisini zamanla yitirdikleride bir gerçektir. Bu durum altı hafta sonra görülmekte, 12 ay sonra ise ciddi beceri kayıpları oluşmaktadır. İngiltere’de gerçekleştirilen bir araştırmada ilk yardım görevlilerinin, eğitimi izleyen 3 yıllık dönemde çeşitli zamanlarda kardio pulmoner yeniden canlandırma uygulama yeterlilikleri değerlendirilmiştir. Bunlardan yalnızca %12’si etkili ve yeterli yeniden canlandırma uygulayabilmiştir.
Yeniden canlandırma becerilerindeki azalma traksiyon, kırık bölgeyi hareket etmeyecek şekilde atelleme yada bandajlama gibi diğer ilk yardım becerilerindeki kayıplardan daha fazladır.
Tüm bunlar göstermiştir ki düzenli olarak uygulanmayan ve zamanla yinelenmeyen beceriler akılda tutulamazlar.        
ilk yardım derslerinin zorunlu ders olarak yukarıda belirtilen niteliklerde verilmesinin ülkemizde yaşayan insanların sağlığına verilecek en büyük değer olduğu düşünülmektedir.
Bu eğitimin yaygınlaştırılmasının vazgeçilmez bir insanlık görevi olduğu değerlendirilmektedir.Bu  açıdan toplumla  iç içe  yaşayan biz  hekimlere bu konunun anlatılmasında büyük önem düşmektedir.Hatta siz değerli  dişhekimlerimizin  muayenehaneleri  bu iş için ideal  show-roomlardır.
Biz  acil tıbbi yardımın  gerektiği anın gelmesini  beklemeden yenilenen bilgilendirmeler ışığında bu konuya ait  fakülte bilgilerimizi  tekrarlamalıyız.Gerekli donanımlardaki  eksiklerimizi  gözden geçirmeliyiz.Dişhastasında  bir komplikasyon gelişecek  diye değil  yaşamın içinde  her an her zeminde (havaalanında,uçakta,yüzerken,yada bir lokantada yemek yerken,deprem sonrası vb) her türlü olabileceğe  karşı acil tıbbi yardımı  uygulamayı  toplum bizden bekleyeceği gibi;bunun  öğretilmesini de  yine biz hekimlerden yada yardımcı sağlık personelimizden  bekleyecektir.O açıdan  ideal olanı  muayenehanemizin bir köşesinde  modern araç bilgisayarımızın olması gibi  TYD Duvar Posteri ile TYD Çantamızında olmasını ben öneririm.Bu size  ve hekimlik kalitenize  artı  bir ögedir.Zaten hepimizin bildiği üzere bu yüzyılın son dönemine damgasını vuran kavram da toplam kalite olmuştur.
Bizler  (özellikle  tıp ve diş hekimleri) insanımıza daima çağdaş kaliteyi sunmakla  zorunluyuz.Bu hizmeti  sunarken  kalite çıtasını bilinçle daima gelişmiş ülkeler seviyesinde tuttuğumuzu hastalarımıza  zaman zaman anlatırız.Bu konuda(TYD)da anlatmalıyız.Gerekirse de göstermeliyiz.
Yazımı sonlandırmadan bir iki kelime de  dün ne oldu; ve bugün ne olması lazım? Bu soruya dair düşüncelerimi  müsadelerinizle  aktarmak isterim:
Dünü ve bugünü heba ettik, artık geleceği yakalayalım…
Gelecek kuşaklarca hayırla yad edilmek istiyorsak bilinçle akılla geleceği kurma zamanı bugündür.
Gelecek kuşaklar için kaliteli, güvenli, sağlık ve huzur dolu  kısaca ‘insanca bir yaşam’ özlemi ile….

Dental Gazete
 Dental Gazete internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Dental Gazete Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
HAFTANIN HABERLERİ
TIP  BAYRAMINDA % 25 İNDİRİM Sektör 2017’ye güçlü giriyor, hedef 1 milyar dolar: DİŞSİAD ile TDB arasında Prof.Dr. Mutlu Özcan’ın başarıları kendisine TÜBA adaylığı getirdi
 
E-POSTA LİSTESİ
 
      DİŞ HEKİMLİĞİNDE TÜRKİYE'NİN SESİ

www.dentalgazete.com’da yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Dental Gazete adına Dentha San. Tic. Ltd. Şti’ye aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Adres : Cennet Mah. Hürriyet Cad. Huzur Apt. No: 7 Kat: 1 D: 2 P.K.: 34290 Küçükçekmece/İstanbul
Tel : 0212 424 43 43
Faks : 0212 425 71 84