Perşembe, Şubat 25Diş Hekimliğinde Türkiyenin Sesi
Shadow

DİŞHEKİMLİĞİNİN EĞİTİM KALİTESİ VE SORUNLARI KONGREDE TARTIŞILDI

Oturum Başkanlığını eski TDB Başkanı ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dişhekimi Prof. Dr. Murat Akkaya’nın yaptığı ‘Yükseköğretimde kalite güvencesi ve kurumsal değerlendirmelerin diş hekimliği eğitimine katkısı’ başlıklı oturumda mesleğin eğitim standartları ve kalitesi konuşuldu.
Oturuma geçmeden önce giriş yapan Prof.Akkaya kaliteli dişhekimi yetiştirmenin önemli olduğunu; bunun da kaliteli hizmet alması açısından halkıda ilgilendirdiğini söyledi ve konuşmacıya söz vermeden önce konuşmacıyı tanıttı.
Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Figen Çizmeci Şenel 1994 yılı Ankara mezunu olup,2018 yılından beri bu kurumun başında olduğu ve YÖK Kalite Kurulu Üyesi ve Dış Değerlendirme ve Akreditasyon Kurullarının Tanınması ve Yetkilendirilmesi Kurullarının da Başkanı olduğu ayrıca TC. Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Kurulu Üyesi olmasına dikkat çekti.
Bu görevleri üstlenen bir dişhekimi olması nedeni ile yaptıkları hakkında kamuoyunu zaman zaman bilgilendiren DENTAL GAZETE tarafından izlenen Prof.Çizmeci’nin ayrıca Ağız Çene Yüz Cerrahisi isimli bir derneğinde STK görevlisi olması ve de başkan vekilliği yapması nedeniyle panelde ki söylemlerinin önemini arttırdı.
Ağız ve Diş sağlığına yayın yapan 2005 yılından beri sektörün tek gazetesi olarak eğitime ve kaliteye önem vererek yayın yapan DENTAL GAZETE Genel Yayın Müdürü ve müdür yardımcıları, videoların postproductionu ile ilgilenen DENTHA AJANS bu önemli kongrenin yayınlarını dikkatlice izleyip siz değerli okuyucularımıza takdim etmekte.

PROF.ÇİZMECİ ÜLKEMİZDE Kİ EN ÖNEMLİ SORUNU AÇIKLADI

Prof. Dr. Figen Çizmeci Şenel konuşmasına Kongrenin yapıldığı Ankara Üniversitesi mezunu bir ağız cerrahı olmasından bahsederek sunumuna başladı. Yüksek Öğretimde Kalite Kurulu (YÖKAK) ın kuruluşu, hedefleri ve alanlarını anlatan Prof.Çizmeci 2002 de başlayan kalite akreditasyonun kilometre taşlarının başlangıçta mühendislik alanı olduğunu, 2005 yılında yayınlanan YÖDEK mevzuatının ardından 10 yıl sonra YÖK Kalite Güvencesi Sisteminin 2015 yılında yürürlüğe girdiğini, Resmi gazete de 2017 de yayınlanarak 2018 den beri de hizmet veren idari ve mali yönden kamu tüzel kişilikli özel bütçeli bir kurum haline getirilişinin sürecini özetledi.
ÜLKEMİZDE HENÜZ DİŞHEKİMLİĞİ EĞİTİMİNDE KALİTE GÜVENCE SİSTEMLERİ OLUŞTURULAMADI ..
YÖKAK Hedef ve Faaliyetlerini de anlatarak kurul üyelerini online kongrede tanıtan Prof.Çizmeci eko sistemde çalışma olması gerektiğini sadece sağlıkta değil mühendislikte erken başlayan bu çalışmaların sadece YÖK den beklenmemesini Mesleki Yeterlilik Kurumu’ndan, TÜBİTAK dan, TÜSEB den yani ülkemizdeki akreditasyon çalışmalarında bulunan kurum ve kuruluşlardan yetkililerden oluştuğunu özellikle vurguladı.
Kurumların iç ve dış kalite güvence sistemini oluşturmalarının gerektiğini anlatarak tüm süreçlerin performanslarının etkili olduğunu YÖKAK daha çok ESG1 standartlarını kapsadığını program akreditasyon çalışmalarında ise eğitim öğretim faaliyetleri kapsamında yürütülen bu çalışmaların yalnızca eğitim öğretim sürecinin beklenen olmadığı kurumun araştırma geliştirme süreci ile bu süreçleri destekleyen tüm idari ve destek süreçlerini kapsayan bir nitelikte olması gerekir dedi. Kalitede tüm kurumlardan beklenenin (sadece YÖK olarak değil tüm kurumlardan beklenenin) sürecin nasıl yönetildiğinin açıklanması ve açıklananın belgelenmesini istediklerini ifade etti.
KALİTE EKOSİSTEM İLE ÜLKE GENELİNE YAYILMALI SADECE YÖK İLE SINIRLI KALMAMALI..
Ülkemizde dış değerlendirmenin 2016 yılından beri uygulanmaya başlandığını söyleyen Prof.Çizmeci İç Kalite yönetim sistemini ise kalite evi modeli ile açıkladı. Öğrenci memnuniyet anketi, akran, mezun değerlendirmeleri yapılmasını da öneren konuşmacı kurumun hazırlayacağı bu rapor ile kuruma ait resmin bütününün görülmesini sağlayacak biçimde olması gerektiğini, yalnızca istatistik bilgiler olmaması gerektiğini,dış değerlendirmenin döngüsünü anlatan slaytla asıl beklenen DİŞHEKİMLİĞİ KALİTE konusundaki anlatımına geçerek ülkemizde henüz dişhekimliği eğitimi ile kalite güvence sistemlerinin TAM OLARAK oluşturulamadığını burada dişhekimliği fakültelerinin KURUMSAL İÇ KALİTE GÜVENLİK SİSTEMİ’nin kurulması gerektiğinin altını çizerek, KURUMSAL SÜREÇLERİN İZLENMESİ KONTROL EDİLMESİ VE GÜNCELLENMESİ ‘nin beraberinde KURUMSAL DIŞ DEĞERLENDİRME PROGRAMININ AKRAN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE BAŞLATILMASI’ını adeta birbirini çeviren iç içe geçmiş ve birbirini çalıştıran saat yada sanayi dişlileri gibi olduğunu slaytı ile gösteren Prof.Çizmeci dişhekimliği eğitiminde bazı yurtdışı fakültelerden de örnekler verdi. Amerika dan örnek olarak Washıngton Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesinin web sayfasından alıntı yapıldığında YÖK Kalite uygulama metodunda istenen şeklin benzeri olduğunun görülebildiğini, Avrupa örneğinde ise Avrupa Dişhekimliği Eğitimi Derneği (ADEE) in Avrupadaki 200 dişhekimliği fakültesini kapsayan bir kuruluş olduğunu, bu kurumlar arasında bir takım yapılanmalar oluşturarak kalite ve akreditasyonda birliktelik sağlanmasına dair çalışmalar olduğunu; bunları DentEd Tematik Ağ, DentEd Evolve ve DentEd 3 gibi oluşumlarla sağladıklarını anlattı.
AB nin böylece kalite birliğinde 4 ana alan adı altında toplanan dişhekimliğinde kalite güvence yöntemleri alt bileşenlerinin slayt sunumuna alarak çalışmanın ana özetini anlatan Prof.Çizmeci, akran değerlendirilmesi ilkesine dayandırdığı ve bu vurguyu da kendisinin sanayi dişlileri çalışması gibi bir üst slayt ile konuşmasında anlattığına işaret ederek AB deki çalışmanın benzer çalışmasının içinde olduklarını bir kez daha kibarca izleyicilere ifade etti.
Prof.Çizmeci sunumunda daha sonra İngiltere yi seçerek verdiği bilgide İngilterede ki Genel Dişhekimliği Konseyi (GDC) nin oluşturduğu eğitim standartlarından bahsetti. İngilterenin AB üyesi olmayışı nedeniyle bu standartlarında farklılıklar gösterdiğini bahseden Prof.Çizmeci 2018 den önce buraya üye olan kurumlar 5-6 yılda bir değerlendirildiğini söyleyerek akabinde Japonya yı anlattı. Japon Eğitim Bakanlığının 21.yüzyıl da değişen Tıp ve Dişhekimliği için yeni stratejiler konulu bir rapor hazırladığını bu raporun da Japon dişhekimliğnin değişiminin temelini oluşturduğunu söyledi.Bu ilkelerdeki örneklemelerle yola çıkarak ülkemizde dişhekimliği eğitiminde iç kalite güvence sisteminin öncelikle oluşturulmasını kurumlardan isteyen Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Figen Çizmeci Şenel kurumda kalite kültürünün oluşturulmasını, ve bu konunun yani kalite kültürünün oluşturulmasının ÜLKEMİZDE Kİ EN ÖNEMLİ SORUN lardan bir tanesi olduğunu vurgulayarak bunun diğer branşlarda da ekosistem içinde sağlanma ile ülke geneline yayılacağını sadece YÖK ile sınırlı kalmayacağını, yıllık izleme ve değerlendirme ile akran değerlendirmeleri ile bunun sürekli gündemde tutulması ve anlık olmadığının izleme ile devamlı gösterilmesinin önemli olduğuna bunun da takibinin raporlara yansıtılması gerektiğini dış bağımsız kurumun önerilerinin de sürekli iyileştirme ile kurumsal yapıyı aldığı geri bildirimler ile dinamizm içinde iyileştirme sürecine sokacaktır dedi.
Daha sonra dişhekimliğine ait kurulan akreditasyon derneğinden bahseden Prof.Çizmeci derneğin adının DEPAD (DİŞHEKİMLİĞİ EĞİTİMİ PROGRAMLARI AKREDİTASYON DERNEĞİ ) olduğunu 2020 de YÖKAK tarafından yetkilendirildiğini ve alt kurumunun başında Prof.Dr.Firdevs Şenel Veziroğlu’nun olduğunu, çok uzun seneler çok ciddi emekler sarfedildiğini ve covid süreci nedeniyle şu anda değerlendirmelerin yapılamadığını DEPAD’ın çalışmalarını desteklenmesini ve kurumların buraya başvurmasını istedi.
Konuşmacıya soru cevap kısmında dışardan soru gelmemesi üzerine sunumun yöneticisi Prof. Dr. Murat Akkaya Kontenjanların yüksek olduğunu öne süren bir görüşü ele alarak soru yöneltmesi üzerine konuşmacı Prof.Dr.Çizmeci YÖKAK’ın bağımsız bir kuruluş olduğunu paydaşının da YÖK olduğunu bu tür kontenjan sorularının da paydaş olarak YÖK’e iletildiğini ancak bu konuda YÖKAK’ın yetkili kurum olmadığını belirtti. Cansu Alpaslan’ın akran değerlendirmesinin nasıl yapılacağı sorusu üzerine de Gazi ile Ankara Üniversitesi’nin eş kuruluş olarak birbirlerini değerlendirebileceklerini örnekledi.Prof.Akkaya açılan fakültelerde başlangıçta birkaç ay kalan hocaların daha sonra ayrıldıklarını söyleyerek bu durumu kendisinin çokça Anadolu da gezdiği için bizzat gözlemlediğini söyledi.Prof.Çizmeci bu ifade karşısında bu sorunun siyasiler tarafından çözülmesinin gerektiğini söyledi.

ÇİN DENEYİMLİ DEKAN HOCA DEPAD SÜRECİNİ ANLATTI

Dişhekimliği Eğitimi Programları Akreditasyon Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Beykent Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Şenel 15 Ocak 2021 günü Konferans Oturumunda Mezuniyet öncesi diş hekimliği eğitiminde ulusal akreditasyona geçiş başlıklı sunumunu Prof. Dr. Serpil Altundoğan ın oturum başkanlığında yaptı.
Çin de 3 yıl yaşayan biri ve uzak doğu kültürünü benimsemiş biri olarak sunumuna meşhur çin kısa çizgi uzun çizgi hikayesini vererek başlayan Prof.Şenel ilk kez branşı olan çene cerrahisinin dışında eğitim içerikli bir sunum yaptığını, eğitime olan merakının Gazi Üniversitesinde iken Eğitim Fakültesine gidip aldığı uygulamalar esnasında bu eğitime merakının başladığını söyledi.Yaklaşık 20 yıl Gazi Üniversitesi İlköğretim Bölümü’nde öğretim üyeliği yapan şimdi MEB olan Prof. Dr. Ziya Selçuk’un o zaman derslere girdiğini vurgulayan Şenel o yıllarda farklı öğretim metotlarını öğrendiğini,Beykent Üniversitesinde bunu geliştirdiğini görsel işitsel vb yönleri bir araya getirerek öğrencinin duyusal yönlerini geliştiren sistemleri dersler arasına koyarak diagnoztik ve biçimlendirici yönlerle değerlendirici ortamları yaratmasına öğrenciye destek verdiklerini, klinisyen oldukları için eğitici eğitimleri için yeni bir üniversite oldukları nedeni ile Beykent Üniversitesi yönetiminin de desteği ile İngiltere Yüksek Öğretim Akademisi’nin düzenlemiş olduğu eğitimleri yüz yüze ve online olarak 1.5 yılda dersleri tamamlayarak, bir yıl da hazırlıkları tamamlayıp Senior Fellowship belgelerini de aldıklarını www.advance-he.ac.uk adresini katılımcılarla paylaştı.
Covid19 döneminde kendi fakültesinde ki sistemleri Microsoft ile anlaşmalarını anlattıktan sonra eğitim sistemine kişisel bakış acısında tarla misali ne ekilirse onun biçildiğini pasta örneği ile girdiler ile çıktıları pasta yani mezun ve nitelikli hastaya hizmeti örnekleyerek her fakülteye göre bunun değişeceğini standart dişhekimi yada hümanist teknolojiye ayak uydurabilen öğrenci profili yetiştirebilir dedi. Pasta gurmesinin ise dikkat etmesi gerekli kurullarla TDK na göre akreditasyon deyimindeki denetlenmesi deyiminin düzeltilmesini isteyerek sundu. DEPAD derneğinin sistem dinamikleri ile çalışmalarını pandalarla slaytlarla 2 çocuk annesi olarak örnekledi.
Mühendislik, tıp vb birçok alanda akreditasyon kurumlarını kuran kuruluşların çoğalması ile dişhekimliğinde o ana kadar kurulamayan akreditasyon kurulunun YÖK Dekanlar Konseyinden kurulmasını istemesi üzerine Erzurum da Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde 25-26 Mayıs 2017 de 15 Dekanlar Konseyi Olağan Toplantısında Akreditasyon Alt Kurulu kurulduğunu belirtti. Böylece uluslararası kurullar yerine DEPAD kuruluşuna başlandığını, çaşitli üniversitelerde yapılan toplantılarla genel kurula gidildiğini gerekli revizyonlarla DEPAD Kurullarının oluşturulduğunu, çok fazla lazım olan standartlar nedeniyle 8 kurul oluşturulduğunu ve topluma ait ulusal standartları belirleyerek YÖK Kalite Kuruluna giderek pozitif ve olumlu toplantılarla sonuca vardıklarını anlattı.
Daha sonra akreditasyon kurumunun nasıl çalıştığına geçen dernek yönetim kurulu üyesi ve Beykent Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dekanı Prof.Şenel kurul üyelerinin gönüllü çalıştıklarını ödeme yapılmadığını, gelirlerin broşür eğitim vb. içeriklere harcandığını,üye sayılarının şu anda 152 olduğunu DEPAD üyesi olmak içinde dekan dekan yardımcısı vb görevlerde en az bir yıl çalışma şartı olduğunu,2 temel standartlarının olduğunu bunlara web sayfasından ulaşılabileceğini söyledi.
Kongre başkanı Prof.Dr.Funda Akaltan’ın doktora ve uzmanlık programlarında da akreditasyon olup olmadığı sorusu üzerine Konuşmacı Prof.Şenel verdiği cevapta ‘DEPAD’ın bu konuya ait bir çalışmasının henüz olmadığını söyleyerek yeni bir tescil alan dernek olduklarını başvurusu olan 9 fakülteyi ancak değerlendirebildiklerini iskeleti oluşturduktan sonra bunu da yapacaklarını’ söyledi.
Akredite olmak isteyen fakültelerin nereden başlaması gerektiği sorusuna da misyon ve vizyon tespiti ile pasta örneğini tekrar vererek ‘Benim mezunum implant yapar yada benim mezunum hepsini yapar derse ona göre detaylara öz değerleme klavuzunda yer verdik’ dedi.
Akreditasyon da 3 yıl da bir ara değerlendirme’ye gidildiğini söylen Prof.Şenel ‘tüm üyelerinin havuzda yer aldığını ve değerlendirici olacak hocaların mutlaka sınava girmesi gerektiğini; dişhekimliği fakülte Dekanın da akreditasyonda aranan şartın dişhekimi olma şartıdır tıp fakültesinden doktorun akreditasyonda kabul etmediklerini söyledi.
YENİ MEZUNLARIN FARKLILIĞI KANITLANDI .. MESLEK ÖRGÜTÜNE İLGİLERİ DE FARKLI
‘Yeni mezunlar ve meslek örgütlerimizin eğitime katkıları’ konulu paneli Prof. Dr. Candan Paksoy tarafından başlatıldı.Panelde eski mezunlar yeni mezun öğrenciler sunum yaparken ilk olarak Dişhekimi İzim Türker Yeditepe Üniversitesi 2017 Mezunu panele katıldı.Protez uzmanlığının son senesinde olan Paksoy’un slaytları oldukça ilgi çekti.Dişlenmiş elma resmi ile başlayan slayt sunumunda okuldaki sıfatının ‘inek’ olduğunu böylece 3.tercihi dişhekimliğini kazanmasında içindeki kelebekler uçuşmasına benzetip evde esen bayram havasını fakülteye girince ÖSYM puanının dişhekimi olmak için yeterli olmayacağını anladığını, Picasso olmasa bile yaratıcılık üst sınırı için el ve parmaklarını ustalıkla kullanabilme durumunda olması gerektiğini anladığını slaytlarda görsellikle anlatan protez doktora öğrencisi sonunda bir dişhekiminin doktor,mühendis,sanatçı olduğunu anladığını ve mesleğe adım atışında ilk önlük giyme töreninden 1.2.3.sınıflarda aldığı derslerden sabundan diş yapımından dişhekimliğinde sanata İLK adım atışını; klinik hatıralarını anlatarak dişhekimini tanımlayan slaytı ile Z kuşağı farklılığını gösterdi.
MEZUNUN HAYALİ İLE GERÇEKLER ÖRTÜŞMÜYOR..
Çoğalan fakültelerin mezunları oldukları için DUS yada doktora arasında kaldıklarını,hayaller ve gerçeklerin örtüşmediğini de dile getiren sunum yapan öğrenciler adeta binlerce mezunun duygularına tercüman oldular.
Çukurova Üniversitesi Öğrencisi Dilara Uluğ’un sunumu daha araştırma ve anket kaynaklı oldu. Eğitim, araştırma, hizmet 3 ana başlığında topladığı sunumunda mevcut eğitim hakkında 213 öğrenci de yapılan anket çalışması ezbere dayanan sistemden öğrencinin memnun olduğu, pandemi bitince uzaktan eğitimin teorik de pratik eğitimin yüzyüze olmasını istediğini, ilk yardım temel uygulamalarını bilmede çoğunluğun bunu bilmediğini, yine pandemide sterilizasyon ve dezenfeksiyonun da öneminin ortaya çıktığını bunun 1.sınıf derslerinde zorunlu ders olarak müfredata konması gerektiğini ve eğitimine 1.sınıfta başlanması gerektiğini aynı zamanda yine 1.sınıfta oral hiyjen eğitiminin de zorunlu ders olarak verilmesi gerektiğini çünkü STERİLİZASYONUN HATA YAPILMADAN BİLİNMESİ GEREKLİ BİR KONU olduğunun altını çizdi.
ÖĞRENCİ STERİLİZASYONUN 1.SINIFTA DERS OLMASINI İSTEDİ.. MAKALE HAZIRLAMAYAN PROJE YAPMAYAN MEZUN OLMASIN DEDİ..
Çukurova Üniversitesi Öğrencisi Dilara Uluğ araştırma konusunda da PubMed- Google Akademik de makale araştırması sorusuna ise evet diyenlerin kendi üniversitesinde %53 olmasının şaşırttığını; aslında üniversitelerde araştırma dersinin zorunlu olması gerektiğini- proje hazırlamayan makale çalışmayan öğrencinin mezun olmaması gerektiğini,İngilizce dersinin de muafiyetle geçilmemesini zorunlu ders sırasına alınmasını, böylece pandemide ortaya çıkan uzaktan eğitimden şikâyetçi kesimin araştırma ile tanışacağını ve kendine zaman ayırabileceğini,böylece teknolojiyi fotoğraflarla tanıyarak gördüklerini, covid geçirenlerin dahi uzaktan eğitimde derslere katıldıklarını ailelerin eğitime olan ilgisinin arttığını söyledi.
OKURKEN MUAYENEHANE YÖNETİMİ DERSİ VERİLSİN DENDİ
Adana doğumlu Çukurova Üniversitesi 2020 Mezunu Ahmet Karadağlı mezun olur olmaz kendi muayenehanesini açanlara örnek olarak katıldığı panelde sunumuna 10 soru 10 dakika ayarlaması ile başladı.
Mezuniyet sonrası aldıkları eğitimin kendilerine yeterli olup olmadığı sorusunu sorarak sunumuna başlayan Dt.Ahmet Karadağlı mesleki yeterliliğin ulaşılabilir bir şey olmadığını asla bunun mümkün olmayacağını belirterek bunun profesyonelleşme ile karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Okuldaki pratik eğitimin klinik pratiği ile parellelliğinin örtüşmediğine örnek olarak okulda verilen implant eğitimindeki yetersizliği gösterdi. Muayenehane yönetimine ait de ders verilmediğini, bunu sahada öğrendiklerini, bir diğer meslek hayatındaki zorluğunda fakültedeki komplikasyonlarla klinikteki komplikasyonların bir olmadığını muayenehane ortamının komplikasyonlarını çözmede zorlandıklarını acil durumlarda ve mezuniyet sonrası eğitimlerde de pek yakın olmadıklarını söyledi.
STAJ DEĞERLENDİRMESİ HOCAYA/FAKÜLTEYE GÖRE OLMASIN STANDART EĞİTİM OLSUN
Ankara Üniversitesi 2018 Mezunu Dişhekimi Ezgi Kahraman okula başlangıçta yapılan masraflardan bahsederek ailelerine ve masrafı karşılayamayan öğrencilere maddi destek veren hocalarına teşekkürle sunumuna başladı.kardeşinin de şu an 2.sınıfta olması nedeniyle ödevini kendisine soran kardeşine değerlendirme yapmaktan çekindiğini söyledi.Çünkü bu değerlendirmenin aslında hocalara göre değiştiğini bildiği için bundan çekindiğini ifade etti.Hocası Prof.Dr. Funda Akaltan’ın eğitim ölçeğinde yeterlilik ve becerikliliğinin değerlendirilmesindeki kriterleri anlatarak internette fantom laboratuvarlarını görünce imrendiğini, ancak bununda çok fazla klinikle fark gösterdiğini ve öğrendiği bilgileri 4.sınıfta klinikte bu öğrenilenleri kullanılmasının staj boyunca farklı okullardaki arkadaşlarla görüştüğünde EĞİTİMDE FAKÜLTELER ARASI ÇOK FARKLILIKLAR olduğunu, halbuki mezun pratisyen dişhekiminin aynı yetilere ve eğitime sahip olması gerektiğine inandığını ifade etti.
Muhakeme yeteneğinin gelişmesi için hocaların sunumlardaki kabiliyetine vurgu verip,protez derslerinde özellikle buna ihtiyaç duyduklarını, deneyimli hekim yüksek baraj ve ramazan aylarındaki yüksek barajın ayarlanmamasını, her fakültede bu yönde barajların farklı olduğunu söyleyerek standart isteğinde bulundu. (Haber Kaynak – DENTHA AJANS İSTANBUL 15.01.2021/ İzinsiz İktibas edilemez )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir